timberland outlet polos lacoste mbt baratos nike roshe run ghd outlet hollister madrid nike outlet nike huarache joyas pandora Gafas ray ban ray ban baratas ralph lauren espa?a gafas oakley nike sb baratas new balance baratas nike free baratas boligrafos montblanc air jordan ireland new balance ireland

timberland outlet polos lacoste mbt baratos nike roshe run ghd outlet hollister madrid nike outlet nike huarache joyas pandora Gafas ray ban ray ban baratas ralph lauren espa?a gafas oakley nike sb baratas new balance baratas nike free baratas boligrafos montblanc air jordan ireland new balance ireland

17 Ekim 2018 Çarşamba
08:29
Kültür-Sanat   Önceki Haber     |     Sonraki Haber       |      ANA SAYFA
Hızlı Yazdır! Hızlı Yazdır        
Yazı boyutunu:    

Tarih/Saat: 3 Ocak 2015 Cumartesi, 18:05:01

Çeyrek tesettürlüler

Tesettürlülerin her geçen gün sayılarının artması sevindirici bir gelişmedir. Başörtü yasağının kalkması da elbette bizler için sevindirici bir başka noktadır.

Fakat ahirzamanda günahların olanca tahribatı, insanların ciddî anlamda dünyevîleşme hastalığı, mimsiz medeniyetin bütün muzahrafatını bir defada döktüğü, değerlerin altüst olduğu, her türlü manevî hastalığın arttığı, ruhların sersem, akılların geveze olduğu bir zamanda tesettür de bu yıpranmadan ve yozlaşmadan nasibini almış görünmektedir.

Tesettür karşı cinsin ilgisini, bakışlarını ve bazı nefsî duygularını kendi üzerine çekmemek için insanın kendisini koruması, bir başkasını günaha sokmayacak şekilde giyinmesidir.

Günümüz tesettür anlayışı iki yönden tahrip edilmiştir. Birisi tesettürü sadece başörtü ve pardösüye sıkıştıran bir anlayış, bir diğeri de tesettürün mahiyetinin ciddî şekilde değiştirilerek sadece baş örtmek gibi bir anlamla sığlaştırılmasıdır.

Daha açık bir ifadeyle bir grup, tesettürü, sadece dış kıyafet noktasında, dikkat çekmeyecek şekilde giyinmekten ibaret olan bir anlayış gibi kavrayıp tesettürlü olma misyonunu göz ardı edip davranışlarını, yürüyüşünü, konuşmasını, iç âlemini kontrol edemeyenlerdir.

Bir diğer grup ise, başında iğreti duran, her an açılmaya müsaitmiş gibi görünen başörtüsünü takıp dar pantolon ve kıyafetlerle gezenlerdir. 

Bugün bir kadının güzel olmak, dişiliğini ortaya koymak adına yapmış olduğu ne varsa maalesef tesettürlüler tarafından da yapılmaktadır.

Saçlar kapatılmış, fakat bunun yerine makyaj ihmal edilmemiş veya vücut hatlarını ön plana çıkaran kıyafetler giyilerek maalesef tesettür hikmetinden uzaklaşmıştır.

Bugün kıyafet kişinin egosunu tatmin eden bir iletişim biçimi haline gelmiştir. Bu iletişimdeki mesaj da, cinsiyet, cinsellik, toplumsal statü vs. gibi mimsiz medeniyetin bulaştırdığı yoz kültürdür. Haz eksenli hayat algısı, enaniyet ve nefsanî lezzetlerin hâkim olduğu bu asırda kişinin kendini gösterme ve beğenilme duygusunu tatmin aracı için kıyafet, kişisel zaaflarını doyuran bir araç haline gelmiş, bundan tesettürlüler de nasibini almıştır.

Gelinen süreçte insanı hakikaten yaralayan bir durum vardır. Evet, örtünme oranı yüzde yetmiş artmış durumda, kamusal alan, sokak, çarşı pazar her yer başörtülülerle dolmuştur. Buna sevinmek mi gerek, yoksa bu kadar yozlaşma olmaz dedirten anormal giyimlerine bakıp eyvah mı demek gerekir hakikaten mütehayyir kalmaktayız.

Tesettürlüler, yarı tesettürlüler, çeyrek tesettürlüler ve en son örtülü çıplaklar diye sınıflandırmak gerçekten çok üzücü bir hadisedir. Ama vakıa maalesef budur.

Son günlerde artan taciz, tecavüz vakıaları tesettürün aleyhinde olanların ve tesettürlü olup da şuuruna varamayanların yüzlerine bir tokattır.

Ne vakit tüyler ürpertecek ve insanlığı sükût ettirecek hadiseler olmaz, toplumda tecavüz ve taciz vakıaları hiç kalmaz ise, o vakit tesettürün aleyhinde, İslâmiyetin ahlâkî düzenlemelerini esas alan içtimaî düsturlarının aleyhinde, aile içi mahremiyetin en ince ayrıntılarına kadar belirlendiği hükümlerin aleyhinde olabilirsiniz(!) Fakat bu mümkün değildir. Hele bu ahirzamanda insanların nefsinin esiri olduğu, haz eksenli bir hayatın hâkim olduğu bir ortamda tesettürün aleyhinde olmak veya tesettürün gerçek mahiyetini kavramadan şuursuzca baş örtmek maddî-manevî, şahsî-içtimaî hastalıkların katlanarak artmasını netice verecektir.

O halde, bu meselenin şuurunda olan özellikle genç kızlara çok büyük bir iş düşmektedir. Zira onlar hem genç olup, kendilerini namahremden saklayacak, hem de şuursuzca örtenlere ders verecek şekilde, gerek davranışları ve konuşmalarıyla gerekse dış görüntüleriyle hakiki Müslüman kadın nasıl olur göstereceklerdir.

   Yeni Asya

 

   manahaber.com bağlantı verdiği sitelerin içeriğinden
   sorumlu değildir.

 

Paylaş :

Diğer Haberler
Avrupa’nın En Büyük Bilimsel İslam Kütüphanesi
Sultan Abdülhamid'in Statükosunu Çiğnemek İstiyorlar
Norveç'te İslam Hızla Yayılıyor
Arapça Kitap Fuarı Devam Ediyor
4. Arapça Kitap Fuarı Başladı
Arapça Kitap Fuarı Açılıyor!..
100 Siyasetname Tercüme Edilecek
Hadis Düşmanlarına Tokat Gibi Cevap
Türkistan'a Yeni Şekil
Diyarbakır’a İslam Bilim Müzesi
2 Yılda Hazırlandı...
Eski Ramazanlar, Yeni Ramazanlar
Selanik'e İslam Sanatları Müzesi
Diyanet Akademisi Geliyor!
Nusaybin'in UNESCO Adayı Camisine Ziyaretçi Akını
Slovenya’da İlk Minareli Cami
Mimar Sinan'ın Bosna'daki Drina Köprüsü
Ziyaretçi Sayısı 2 Milyonu Geçti
Güneydoğu'nun 'Çok Dilli' Kütüphanesi Büyüyor
Yeryüzü Nura Boğuldu O Gece!..
Farklı Anlayışları Birbirine Karşı Kışkırtıyorlar!..
Suudi Arabistan'dan Radikalizme Karşı Kitap
Sorunların Çözümünde Şûranın Rolü
Şam Arşivleri Batılılara Peşkeş mi Çekiliyor?
'Çukurova'nın Ayasofyası' da İbadete Açılacağı Günü Bekliyor...
Kur'an Ceza Hukukunun Rahmet Boyutu
Üç Asırlık 'Yalnız' Minare!..
İmam-ı Azam Ebu Hanife Numan Bin Sabit
Ramazanda Rengarenk Bir Semt
Selimiye Camisi'nin Manevi Şifreleri!..
Selimiye Camisi'nde Ramazan Sürprizi!..
Dünyanın En Güzel 5 Bahçesi!..
Yangından 100 Yıl Sonra İbadete Açıldı!..
Avrasya İslam Şurası Fetva Meclisi Kuruldu!..
Gençler Sabah Namazında Buluştu!..
  YAZARLAR
  GAZETE 1. SAYFALAR
  ÖNE ÇIKANLAR
  TARİHTE BUGÜN
17 Ekim 1918
Yugoslavya Cumhuriyeti kuruldu. ...
17 Ekim 1919
Batı Trakya'daki İskeçe kasabası, Yunanlılar tarafından işgal edildi. ...
17 Ekim 1950
ilk Türk askeri birliği, Kore'ye ulaştı ve Pusan'da karaya ...
17 Ekim 1951
Türkiye'nin NATO'ya katılmasıyla ilgili protokol, Londra'da imzalandı. ...
 
  SON DAKİKA
» Avrupa’nın En Büyük Bilimsel İslam Kütüphanesi
» Yakın Geleceğin Gözde Meslekleri!..
» En Kıymetli Su: Zemzem
» Sultan Abdülhamid'in Statükosunu Çiğnemek İstiyorlar
» Bağırsaklarla İlgili Enteresan Tesbit
» Norveç'te İslam Hızla Yayılıyor
» Dinin Tarifi ve Mahiyeti
» Bu, Müslümanların İlme Verdiği Değeri Gösteriyor
» Sedanur'u Bulan Ekipten Yürek Dağlayan Sözler
» Ürdün'den Mısır ve Irak'a Ekonomik Çağrı!
» Diyanet Aileleri Uyardı
» İslamda Hilmin Yeri ve Önemi
» Harput Kalesinden Çıkanlar Şaşırttı
» Hicrî Yılbaşı Hayırlı Olsun
» Alan Kürdi'nin Halasından Çarpıcı Sözler
  PARA PİYASALARI
    Alış Satış
  USD % tle>Sayfa untuleneme
  EUR % tle>Sayfa G runtuleneme
  HAVA DURUMU
İstanbul 19 ° C./ 17 ° C.
Ankara 20 ° C./ 8 ° C.
İzmir 29 ° C./ 15 ° C.
  NAMAZ VAKİTLERİ
 
  GÜNÜN FOTOĞRAFI    Hepsini gör
  HARİTA

Haritayı Daha Büyük Görüntüle
  SON 24 SAAT
Copyright © 2008 - MANA HABER. Her Hakkı Saklıdır.  
manahaber.com bağlantı verdiği sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
Sitemizde yayınlanan yazı, resim, grafik, ses ve görüntüler, ancak izin alındıktan sonra, kaynak gösterilerek ve link verilerek yayımlanabilir.